Yeni Konu Gönder Yeni Yorum Gönder
 
Konuyu Oyla:
  • Toplam: 0 Oy - Ortalama: 0
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı, Tokat Milletvekili Sayın Dr. Reşa
Yazar Konu
Fran4cilles Çevrimdışı
Onursal Üye
*****
Onursal Üye

Onursal Üye


Üye Bilgileri
Kayıt Tarihi : Oct 2012
Mesaj Sayısı : 230
Kaçıncı Üye : 18080
İtibar Puanı: 0
Nerden: Eskişehir
Cinsiyet: Erkek
Rep Ver :

Ruh Halim
Cilgin
Neyizzz Bizzz??? | MaNYaĞıZZZ |
Yorum: #1
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı, Tokat Milletvekili Sayın Dr. Reşa
AKP TEHLİKELİ OYUN OYNUYOR

İl teşkilatımızdaki siz değerli arkadaşlarımızla ülke gündemindeki bazı konuları konuşmak istiyorum.

Ülkemiz her geçen gün bir önceki günü arayan, huzurun, güvenin kalmadığı geleceğini karanlık olarak gören insanların yaşadığı bir konuma gelmiştir.

1 Ekim 2012 tarihinde T.B.M.M. yeni çalışma dönemine başlayacaktır. Bu dönemin başlangıcında o kadar çok problemle ülke karşı karşıyadır ki, acaba ne olacak, neler yapılabilir şeklinde düşünmemek mümkün değildir.

Ülkemiz, büyük bir kaos ortamında her gün kayıp haberlerinin verildiği, bayrağa sarılı yiğit insanların baba ocağına gönderildiği bir zamanı yaşıyor. Ülkemiz insanına, bütün değerlerine, pervasızca hainane şekilde saldırılıyor.

Sanki Türk milleti savaşta da, cepheden şehitler geliyor. Yüce Türk milleti acının, ağıdın, kanın olmadığı günleri neredeyse arıyor. 3 dönemdir tek başına iktidar da bulunan AKP hükümetinin ortaya çıkardığı tablo, her geçen gün artarak ağırlaşıyor, umutları söndürüyor.

Bu millet bayrağının indirildiği, milli marşının söylenmediği, vatanın bölünme senaryoları ile karşılaştırıldığı durumları hak etmiyor. Türk bayrağı ve mili marşımız bizim namusumuz ve şerefimizdir. Bundan dolayı Türk Milliyetçileri BAYRAK İNMEZ – EZAN SUSMAZ VATAN BÖLÜNMEZ demektedirler.

Biz, Türk milliyetçileri olarak soruyoruz.

Devletin, hükmü şahsiyetini zaafa uğratmak millet fertler arasında güvensizliği ve şüpheyi derinleştirmekten kim fayda görecektir. Milletimizle ve değerlerimizle alay ettirmeyecek, iyi şeyler olacak demekle her şeyin düzeleceği, umutluyuz sözleriyle terörün duracağı, kandille, imralıyla görüşmelerin yapılması ile insanlarımızın artık umutlarının yeşereceği yalanına kim inanacaktır.

Şimdi de, Başbakan başta olmak üzere, AKP’nin bütün bakanları ve yetkilileri, terör örgütü lideri katil Apo ile görüşülmesini istemeleri çok büyük bir yanlış ve ülkemize yapılacak olan, en büyük kötülüktür. Binlerce insanımızın şehit edildiği, binlerce insanın kolunu, bacağını kaybedip gazi olduğu, vatan mücadelelerini, halka nasıl anlatacaksınız. Bu insanlar boşuna mı canlarını, uzuvlarını kaybettiler. Şehitlerimizin kemikleri sızlarken, ailelerinin yüreği kanamakta, yanmaktadır.

Sonuçta önlem alınmazsa, teröre karşı rica pozisyonu terk edilmezse, milletimiz çok büyük olaylarla karşılaşacak, yarın bugünden daha kötü olacaktır.

Bunun için teröre milletin demir yumruğunu vurmasının, destekçilerinin ve taraftarlarının etkisiz hale getirilmesinin, zamanı geçmektedir. Bundan dolayı da Hükümet, izlediği tüm açılımlardan ve yanlışlardan vazgeçmeli, gerçek ve uygulanabilir politikalar üretmelidir.

Kandil ve imralıyla irtibatların kurulması, Oslo gibi çeşitli görüşme trafiğinin başlaması, terörü daha fazla azdırır, daha fazla şımartır. Mücadele gücünü kırar. Bugün balyoz davasının sonlandırılması ve Sayın Engin ALAN paşa gibi kahramanların cezalandırılması, millet vicdanında ağır yaralar açmıştır. Bu gerçeği herkes görmektedir. MHP Genel Başkanı Sayın Devlet BAHÇELİ “bu hükümet terörle mücadele değil müzakere ediyor. Bu yanlıştır, bu ihanettir”, deyince bazı çevreler ayağa kalkmış ve ağır sözlerle eleştirmişlerdir. Ancak gerçek fazla zaman geçmeden ortaya çıkmıştır. Yüce Türk milleti kimin ne yaptığını, ne yapmakta olduğunu, ne yapacağını açık şekilde görmektedir.

Ancak bütün bunların yanında, ülkemiz büyük bir ekonomik buhranla da karşı karşıyadır. Ekonomik çöküntü her geçen gün artarak devam etmektedir.

AKP iktidarı artık zamların önceden hazırlanıp ilan edilen, daha sonra uygulamaya konulan bir sistem uygulamaktadır. Zamların hazırlanıp, sindire sindire anlatılıp insanların iknaya çalışıldığı bir zamanı da görüyoruz. Ama insanlar geçim sıkıntısı içinde inim inim inliyorlar.

Banka borçları ödenemiyor, çek ve senetler, evlere gelen hacizler dağları aşmıştır. Dünyanın en pahalı benzinini, mazotunu, gübresini, ilacını kullanan bir millet olduk. Vatandaşın cüzdanı tamamen boşaltılmış, mutfaklardan boş tencere sesleri gelmeye başlamıştır.

Bütün bunların sebebi sorumsuz şekilde harcamalar ve bütçe açıklarıdır. Bütçe açıklarını kapatmak için dolaylı vergiler acımasız şekilde artırılmaktadır. İşte bütün bunlara, başta sivil toplum kuruluşları olmak üzere, herkes karşı çıkmalı, tepki göstermelidir. Artık tepkisiz toplum olmaktan çıkmalıyız. İnsanlarımız vatanına da, bayrağına da, cebindeki parasına da sahip çıkmalıdır. Sahipsiz vatanın batması da haktır, ekonominin bitmesi de haktır.

Gelin bütün bunlara hayır diyelim, gereken dersi bu sorumsuz iktidara verelim.
05-10-2012 05:47 PM
Tüm Mesajlarına Bak Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu Gönder Yeni Yorum Gönder


Hızlı Menü:


Şu anda bu konuyu okuyanlar: 1 Ziyaretçi